- Ayak ya da parmak kangreni bacak damar tıkanmasında en ileri safhadır.
- Damar tıkanması nedeniyle ayağın o bölgesine artık hiç kan gelmemektedir.
- En önemli belirtisi ayak parmakları, topuk ya da ayağın herhangi bir kısmında önce ağrı, morluk ve sonra siyahlaşmadır.
- İlk yapılması gereken adım kangren komşuluğundaki damarlarda damar tıkanıklığı olup olmadığını renkli Doppler ultrason, MR ya da BT anjiyografi ile ortaya koymaktır.
- Damar tıkanıklığı varsa mutlaka ve hızla açılmalıdır.
- Bacak damar tıkanmalarında anjiyo tedavisi günümüzde en sık kullanılan tedavidir.
- Eskiden anjiyo ile açılamaz denen birçok damar tıkanması günümüzde artan tecrübe ve teknolojik yeniliklerle açılabilmektedir.
Ayak ya da parmak kangreni ne zaman oluşur?
Ayak ve parmaklarda gelişen kangren (ya da gangren) hemen her zaman atardamar tıkanmasına bağlıdır. Damar tıkanması dışında da kangren gelişimi olur ancak bu durum seyrektir.
Atardamarlar dokulara kan ile besin ve oksijen getirir. Bu da o dokunun beslenmesini sağlar. Eğer herhangi bir şekilde bu kan dokuya gelmezse kangren oluşur. Bacak kangreni aslında kan akımı azalan ya da tamamen kesilen her dokuda oluşabilir. Burada ana konumuz damar tıkanmasına bağlı gelişen ayak ve parmak kangrenidir.
Bacak damar tıkanıklığı nasıl kangren oluşturur?
Ayaklarda görülen kangrenin en önemli nedeni bacak atardamarlarında tıkanmadır. Bu tıkanma bazen yavaş yavaş uzun sürede bazen de bir anda oluşur.
Bacak damarında eskiden beri daralma ya da tıkanma varsa bu hastalarda genellikle yürürken baldır kaslarında ağrı oluşur (vitrin hastalığı). İlk dönem şikayetler hafiftir. Tıkanıklık arttıkça ya da ilerledikçe ağrısız yürüme mesafesi kısalır. Eskiden 500 m yürümekle ağrı olurken örneğin 50 ya da 100 m yürümekle ağrı olur. Tıkanıklık ilerlemeye devam ederse sonunda dokulara gelen kan akımı çok daha azalır ve deri dokusu beslenemez olur. Bu durumda önce o bölgede ağrı ve morarma gelişir, Daha sonra doku siyahlaşır, yani tamamen canlılığını kaybeder. Buna kangren oluşumu denir. Kangren o doku (parmak ya da ayak) artık hiç beslenemiyor demektir.
Ayak kangreni çok ileri evre damar tıkanıklığı olan insanlarda görülür. Genellikle ileri yaşta olur. Diğer damarlarda örneğin kalp damarı ya da beyin boyun damarında da tıkanma olabilir. Kangren şeker hastalarında sık görülür.

Ayak kangreni engellenebilir mi?
Ayak ya da parmak kangreni her zaman bacak damar tıkanmasına bağlı olur ve genellikle damar tıkanıklığının geç bulgusudur. Çoğu hastada daha erken bulgular vardır ve hastalık bu evrede yakalanmalıdır. En önemli erken bulgu yürümekle bacak baldır kaslarında ağrı olmasıdır. Ancak bacak baldır kaslarında ağrı olması damar tıkanıklığının erken bulgusudur ve çoğu hastada kangrene ilerlemez. Eğer yürüme ağrısı üzerine ayak parmaklarında soğukluk ya da hafif renk değişikliği (morarma) eşlik ediyorsa ya da parmak ya da ayakta şiddetli istirahat halinde ağrı varsa bunlar kangrenin ciddi habercileri olabilir. Eğer bu safhalarda farkında olmazsak en azından kangren olduğu anda hızla doktora gidilmesi, bacak damar tıkanıklığı açısından değerlendirilerek hızla tanı konması ve gereken tedavinin (çoğunlukla anjiyo ya da ameliyatla damarların açılması) yapılması kangren gelişimini ya da ilerlemesini engelleyebilir.

Ayak kangreninden önce burada görüldüğü gibi ayakta soluklaşma (kan akımı azlığı) ve parmaklarda morarma görülebilir. Bunlar kangrenin erken habercisi olabilir.
Ayakta kangren gelişirse ne yapmalı?
Bacak ya da ayakta herhangi bir bölgede kangren geliştiğinde en kısa zamanda bir acil servise başvurmak gerekir. Burada yapılacak en önemli iş bacak damar tıkanıklığının varlığını göstermek ve haritasını çıkarmaktır. Çünkü parmaktaki küçük bir siyahlık (kangren) daha kötü olayların habercisi olabilir. Bunun için çoğunlukla bir renkli Doppler ultrason ya da BT/MR ile anjiyografi yapılır.
Buradan çıkan sonuca göre küçük bir hasta grubunda korkulacak bir şey yoktur ve ilaç tedavisi (çoğunlukla kan sulandırıcı ilaçlar ve destek tedavisi) yeterlidir. Hastaların büyük çoğunluğunda anjiyo ya da ameliyatla damarların açılması gerekir. Bu tedavi siyahlaşan ölü dokuya can vermez ama bunun gerisindeki dokuların kangren olmasını engeller.
Bu hastalarda genellikle anjiyo ile tedavi yapılır. "Damar tıkanıklığında anjiyo tedavisi" sayfasında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Bir kişide ayak kangreni gelişmişse genellikle diz altındaki küçük damarlar tıkanmıştır. Şeker hastalarında ve hemodiyaliz hastalarında diz altındaki bu damarların tıkanması daha sıktır. O nedenle bu iki grup hastada hem kangren hem de uzun süre iyileşmeyen yara (diyabetik ayak yarası) gelişme ihtimali daha yüksektir. Tüm bu hasta grubunda damarların açılması çoğunlukla mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayak Kangreni nedir?
Ayak Kangreni, bu sayfada açıklanan hastalık veya işlemi ifade eder. Kesin bilgi için muayene ve kişiye uygun tetkiklerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Ayak Kangreni hangi belirtilere yol açar?
Belirtiler hastalığın türüne ve düzeyine göre değişebilir. Yeni başlayan, hızla artan veya günlük yaşamı etkileyen yakınmalar değerlendirilmelidir.
Ayak Kangreni nasıl tanınır ve tedavi edilir?
Tanı; öykü, muayene ve gerekli görülen görüntüleme ya da laboratuvar incelemeleriyle konur. Tedavi seçimi bulgulara ve kişinin genel durumuna göre planlanır.
Ayak Kangreni sonrası nelere dikkat edilmelidir?
İlaç, hareket ve kontrol önerilerine uyulmalıdır. Şiddetli ağrı, nefes darlığı, ateş veya beklenmeyen kanama olursa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Kaynaklar
- IWGDF, ESVS, SVS. Intersocietal PAD guideline (2023 update). https://iwgdfguidelines.org/pad-guideline-2023/
- Gornik HL et al. 2024 ACC/AHA/AACVPR/APMA/ABC/SCAI/SVM/SVN/SVS/SIR/VESS Guideline for the Management of Lower Extremity Peripheral Artery Disease: A Report of the American College of Cardiology/American Heart Association Joint Committee on Clinical Practice Guidelines. Circulation. 2024;149(24):e1313-e1410. https://doi.org/10.1161/cir.0000000000001251
- NICE. Diabetic foot problems: prevention and management. NG19. https://www.nice.org.uk/guidance/ng19
Yazan: Prof. Dr. Levent Oğuzkurt — Girişimsel Radyoloji Uzmanı
Son güncelleme: 19 Ekim 2026