Koç Üniversitesi Hastanesi

Anjiyomiyolipom

Anjiyomiyolipom Embolizasyonu

Anjiyomiyolipom nedir?

Anjiyomiyolipom (AML), genellikle böbrekte gelişen iyi huylu (kanser olmayan) bir tümördür. Adını yapısından alır: damar (anjio), kas (miyo) ve yağ (lipom) dokusundan oluşur. Çoğu zaman başka bir nedenle yapılan ultrason, BT veya MR sırasında tesadüfen fark edilir. Kanser değildir ve çok nadir durumlar dışında kansere dönüşmez.

Neden oluşur, kimlerde sık görülür?

Çoğu anjiyomiyolipom rastgele, yani bilinen bir neden olmadan ortaya çıkar. Orta yaş kadınlarda daha sık görülür. Bir kısmı ise "tüberoskleroz" adlı kalıtsal bir hastalıkla birlikte görülür. Bu hastalarda tümörler genellikle daha genç yaşta, birden fazla ve iki böbrekte birden gelişebilir.

Ne tür yakınmalara yol açar?

Küçük anjiyomiyolipomların çoğu hiçbir yakınma yapmaz. Büyüdükçe şunlar görülebilir:

  • Yan veya karın bölgesinde ağrı
  • İdrarda kan
  • Karında şişlik veya ele gelen kitle

En önemli risk kanamadır. Tümörün içindeki damarlar zayıf olduğundan, özellikle 4 cm'den büyük tümörlerde ani ve şiddetli kanama olabilir. Ani başlayan şiddetli yan ağrısı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma hissi acil durum işaretidir.

Tanı nasıl konur?

  • Ultrason: Genellikle ilk yöntemdir. Yağ dokusu nedeniyle tümör parlak görünür.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Tümör içindeki yağ dokusunu göstererek çoğu zaman kesin tanıyı koydurur.
  • MR: BT'nin yeterli olmadığı veya BT çekilemeyen durumlarda kullanılır.

Biyopsi çoğu zaman gerekmez.

Hangi anjiyomiyolipomlar tedavi edilir?

Küçük ve yakınması olmayan tümörler tedavi edilmez, düzenli aralıklarla ultrason veya MR ile izlenir. Tedavi şu durumlarda düşünülür:

  • Tümör büyükse (genellikle 4 cm ve üzeri)
  • Kanama olmuşsa veya kanama riski yüksekse
  • Ağrı, idrarda kan gibi yakınmalara yol açıyorsa
  • Hızla büyüyorsa
  • Kadın hasta ise ve gebelik planlanıyorsa (gebelikte tümör büyüyebilir ve kanama riski artar)

Embolizasyon tedavisi

Embolizasyon, ameliyatsız yapılan bir girişimsel radyoloji tedavisidir. Kasıktaki atardamardan ince bir tüp (kateter) ile tümörü besleyen damara ulaşılır. Bu damara özel maddeler verilerek tümörün kan akımı kesilir. Kanı kesilen tümör zamanla küçülür ve kanama riski azalır. İşlem görüntüleme cihazı eşliğinde yapılır, genellikle 1-2 saat sürer. Sağlıklı böbrek dokusu mümkün olduğunca korunur.

Embolizasyon, kanama nedeniyle gelen acil hastalarda hayat kurtarıcı olabilir. Planlı yapıldığında ise kanamayı önlemek amacıyla uygulanır.

Ameliyat tedavisi

Ameliyatta yalnızca tümör (böbreği koruyarak) veya gerekirse böbreğin tamamı çıkarılır. Ameliyat etkili bir tedavidir ancak embolizasyona göre daha büyük bir girişimdir. Kanama riski, daha uzun hastanede kalış ve iyileşme süresi söz konusudur. Böbreğin bir kısmının kaybı, özellikle iki böbrekte tümörü olan veya tek böbrekli hastalarda böbrek fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle böbreği koruyan embolizasyon birçok hastada tercih edilen bir seçenektir.

Embolizasyon tedavisinin etkinliği

Embolizasyon, kanamayı durdurmada ve kanama riskini azaltmada başarılı bir yöntemdir. Tümör genellikle haftalar-aylar içinde küçülür. Bazı hastalarda zamanla tümör yeniden beslenebilir ve tekrar embolizasyon gerekebilir. Bu nedenle tedavi sonrası düzenli kontroller önemlidir.

Tedavi komplikasyonları

Embolizasyon genel olarak güvenli bir işlemdir. Olası sorunlar şunlardır:

  • Post-embolizasyon sendromu: Ateş, yan ağrısı, bulantı. Sık görülür, birkaç gün içinde ilaçlarla geçer.
  • Girişim yerinde morarma veya kanama
  • Sağlıklı böbrek dokusunda çok küçük bir alanın etkilenmesi (böbrek fonksiyonu genellikle korunur)
  • Nadiren enfeksiyon
  • Kontrast maddeye alerjik reaksiyon

Embolizasyon sonrası süreç

  • Hastanede genellikle 1-2 gün gözlem yapılır.
  • Ağrı, ateş ve bulantı için gerekli ilaçlar verilir.
  • Günlük yaşama genellikle bir hafta içinde dönülür; ağır efordan ilk günlerde kaçınılmalıdır.
  • Kontrol MR veya BT genellikle 3-6 ay sonra, ardından belirli aralıklarla yapılır.
  • Ateşin yükselmesi, şiddetli yan ağrısı, idrarda kan veya girişim yerinde şişlik olursa hemen hekime başvurulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Anjiyomiyolipom kanser midir?

Anjiyomiyolipom (AML), genellikle böbrekte gelişen iyi huylu (kanser olmayan) bir tümördür. Adını yapısından alır: damar (anjio), kas (miyo) ve yağ (lipom) dokusundan oluşur.

Her anjiyomiyolipom için tedavi gerekir mi?

Küçük ve yakınması olmayan tümörler tedavi edilmez, düzenli aralıklarla ultrason veya MR ile izlenir.

Embolizasyon böbreğin korunmasına yardımcı olur mu?

Embolizasyon, ameliyatsız yapılan bir girişimsel radyoloji tedavisidir. Kasıktaki atardamardan ince bir tüp (kateter) ile tümörü besleyen damara ulaşılır. Bu damara özel maddeler verilerek tümörün kan akımı kesilir. Sağlıklı böbrek dokusu mümkün olduğunca korunur.

Embolizasyonun tekrarlanması gerekebilir mi?

Bazı hastalarda zamanla tümör yeniden beslenebilir ve tekrar embolizasyon gerekebilir. Bu nedenle tedavi sonrası düzenli kontroller önemlidir.

Embolizasyon sonrası hangi belirtilerde hekime başvurulmalıdır?

Ateşin yükselmesi, şiddetli yan ağrısı, idrarda kan veya girişim yerinde şişlik olursa hemen hekime başvurulmalıdır.

Yazan: Prof. Dr. Levent Oğuzkurt — Girişimsel Radyoloji Uzmanı

Son güncelleme: 2 Ekim 2026