Koç Üniversitesi Hastanesi

Bronşiyal arter embolizasyonu

Bronşiyal arter embolizasyonu nedir?

Bronşiyal arterler, akciğerlerdeki hava yollarını besleyen atardamarlardır. Bu damarlardan kaynaklanan kan, öksürükle ağızdan gelebilir. Buna hemoptizi denir. Bronşiyal arter embolizasyonu, kanayan damarın ince bir tüp aracılığıyla içeriden tıkanmasıdır. Amaç, kanamayı durdurmak veya azaltmaktır.

Tedavi, girişimsel radyoloji uzmanı tarafından görüntüleme eşliğinde yapılır. Göğüs kafesi açılmaz ve akciğerden parça çıkarılmaz. Bununla birlikte işlem, kanamaya yol açan hastalığı tek başına ortadan kaldırmaz; o hastalığın ayrıca tedavi edilmesi gerekir.

Bronşiyal arterler kimlerde ve neden kanar?

Uzun süren iltihaplanma ve akciğer dokusundaki hasar, bronşiyal damarların genişlemesine ve kolay kanayan yeni damarların oluşmasına yol açabilir. Öksürük veya enfeksiyon bu hassas damarlarda kanamayı başlatabilir.

Bronşektazi denilen kalıcı hava yolu genişlemesi, geçirilmiş veya aktif tüberküloz, bazı mantar enfeksiyonları, kistik fibrozis ve akciğer tümörleri kanamaya neden olabilir. Bazen ayrıntılı incelemeye rağmen neden bulunamayabilir.

Ağızdan gelen her kan bronşiyal arterlerden kaynaklanmaz. Burun, boğaz ve sindirim sistemi kanamaları da ayırt edilmelidir. Kanın nereden geldiği ve altta yatan neden araştırılmadan tedavi kararı verilmez.

Bronşiyal arter embolizasyonu hangi durumlarda yapılır?

Tedavi; solunumu tehdit eden, durmayan, tekrarlayan veya giderek artan akciğer kanamalarında düşünülebilir. Yalnız kanın miktarına bakılmaz; nefes alma güçlüğü, hastanın genel durumu ve akciğerlerinin çalışma kapasitesi de değerlendirilir.

Kanayan damar görüntüleme ile belirlenir ve güvenle ulaşılabiliyorsa embolizasyon planlanır. Girişimsel radyoloji, göğüs hastalıkları ve gerektiğinde göğüs cerrahisi ekipleri birlikte karar verir. Bazı hastalarda cerrahiye kadar kanamayı kontrol etmek için de uygulanabilir.

Bol kan gelmesi, nefes darlığı veya bayılma hissi acil değerlendirme gerektirir. Bu durumda beklemeden 112 aranmalıdır.

Tedavi işlemi ile ilgili genel bilgiler

İşlem anjiyografi odasında yapılır. Genellikle kasıktaki, uygun hastalarda el bileğindeki atardamardan girilir. Giriş yeri uyuşturulur; kateter adı verilen ince tüp, görüntüler yardımıyla kanayan damara ilerletilir. Damarları görünür kılan kontrast madde verilerek kanamanın kaynağı incelenir.

Güvenli konuma ulaşıldığında damarın yapısına uygun tıkayıcı malzeme verilir. Ardından kan akımı yeniden kontrol edilir. Kateter çıkarılır ve giriş yerindeki kanama durdurulur.

Çoğu hastada bölgesel uyuşturma ve gerekirse sakinleştirici yeterlidir. Ağır kanaması veya solunum sorunu olan hastalarda genel anestezi gerekebilir. İşlemin süresi, damarların yapısına ve tedavi edilecek damar sayısına göre değişir.

Embolizasyon tedavisinin diğer tedavilere göre avantajları?

Embolizasyon, büyük bir ameliyat kesisi gerektirmeden kanayan damara doğrudan ulaşmayı sağlar. Akciğer dokusu çıkarılmadığı için özellikle solunum kapasitesi sınırlı hastalarda önemli bir seçenek olabilir.

Uygun hastalarda kanamayı hızla kontrol edebilir. Ameliyata göre iyileşme ve hastanede kalış süresi daha kısa olabilir. Kanama yeniden ortaya çıkarsa, damarlar yeniden değerlendirilerek işlem tekrarlanabilir.

Her hasta için en iyi seçenek aynı değildir. Enfeksiyon ilaçları, bronkoskopiyle yapılan işlemler veya cerrahi bazı durumlarda gerekli olabilir. Embolizasyon bunların yerine geçebilir ya da bu tedavilerle birlikte uygulanabilir.

Tedaviye ait riskler

Giriş yerinde morarma, ağrı veya kanama olabilir. Daha seyrek olarak damar hasarı gelişebilir. İşlem sonrasında geçici göğüs ağrısı, hafif ateş veya yutma güçlüğü görülebilir.

Kontrast madde alerjik reaksiyona veya özellikle böbrek hastalığı bulunan kişilerde böbrek işlevlerinin bozulmasına yol açabilir. İşlemde kullanılan röntgen ışınlarının dozu olabildiğince düşük tutulur.

Çok nadiren tıkayıcı malzeme hedef dışındaki damarlara ulaşabilir. Omuriliği besleyen damarların etkilenmesi kalıcı bacak güçsüzlüğüne veya felce; diğer organ damarlarının etkilenmesi ciddi doku hasarına neden olabilir. Bu riski azaltmak için damar bağlantıları dikkatle incelenir.

Kanama tamamen durmayabilir veya sonradan tekrarlayabilir. Böyle bir durumda yeniden embolizasyon ya da başka bir tedavi gerekebilir. Kişiye özgü riskler işlem öncesinde açıklanır.

Tedavi öncesi ve sonrası hastane süreci nasıldır?

İşlem öncesinde kan sayımı, pıhtılaşma ve böbrek işlevleri değerlendirilir. Genellikle bilgisayarlı tomografiyle damarlar incelenir; gerekirse hava yollarına kamerayla bakılan bronkoskopi yapılır. Acil kanamalarda önce solunumun güvenliği sağlanır.

Kullanılan ilaçlar, alerjiler, böbrek hastalığı ve gebelik olasılığı ekibe bildirilmelidir. Kan sulandırıcılar dâhil hiçbir ilaç hekim önerisi olmadan bırakılmamalıdır. Açlık ve ilaç kullanımı için hastanenin verdiği kişisel talimatlara uyulmalıdır.

İşlemden sonra solunum, tansiyon ve giriş yeri izlenir. Özellikle kasıktan giriş yapılan hastalarda bir süre yatak istirahati gerekir. Çoğunlukla en az bir gece gözlem planlanır; kanamanın şiddetine ve genel duruma göre yatış uzayabilir.

Taburculukta ilaçlar, giriş yerinin bakımı, hareket kısıtlamaları ve kontrol tarihi açıklanır. Evde yeniden belirgin kan gelmesi, nefes darlığı, bacaklarda yeni güçsüzlük veya giriş yerinde durmayan kanama olursa acil yardım alınmalıdır.

Yazan: Prof. Dr. Levent Oğuzkurt — Girişimsel Radyoloji Uzmanı

Son güncelleme: 20 Ekim 2026