Koç Üniversitesi Hastanesi

Akciğer biyopsisi

Kısa bilgi
Akciğerde şüpheli bir kitle, leke veya nodül saptandığında bunun ne olduğunu anlamanın en güvenilir yolu biyopsidir. Biyopsi, söz konusu dokudan çok küçük bir parça alınarak laboratuvarda incelenmesi işlemidir.

Girişimsel radyoloji alanında uygulanan akciğer biyopsisi; ameliyat gerektirmeyen, ince bir iğne yardımıyla ve görüntüleme kılavuzluğunda yapılan bir işlemdir. Bu sayede hastalar büyük cerrahi operasyonlara gerek kalmadan güvenli ve hızlı biçimde doğru tanıya ulaşabilmektedir.

 

İşlem Nasıl Yapılır?

İşlem genellikle bilgisayarlı tomografi (BT) rehberliğinde gerçekleştirilir. Hasta işlem masasına yatar konuma geçer; hedef doku, BT görüntüleri ile tam olarak belirlenir. Cilt üzerindeki küçük bir noktadan ince bir iğne ilerletilerek dokudan örnek alınır.

Tüm süreç yaklaşık 30–60 dakika sürer. İşlem sırasında yerel anestezi uygulandığından hasta ciddi bir ağrı hissetmez. Çoğu hasta aynı gün eve gidebilmektedir.

 

Kimler İçin Uygundur?

Akciğerde yeni saptanmış bir nodül veya kitle olan hastalar, görüntülemelerde büyüme ya da değişim gösteren lezyonlar, balgam veya bronkoskopi ile tanı konulamayan durumlar ve akciğer enfeksiyonu şüphesi taşıyan hastalar bu işlemden yararlanabilir.

  • Akciğerde yeni saptanmış nodül ya da kitle
  • Görüntülemede büyüyen veya değişen lezyon
  • Bronkoskopi ile tanı konulamayan durumlar
  • Akciğer enfeksiyonu veya iltihap şüphesi

 

İşlem Güvenli midir?

Girişimsel radyoloji yöntemleriyle yapılan akciğer biyopsisi, deneyimli eller altında oldukça güvenli bir işlemdir. Her tıbbi girişimde olduğu gibi bazı riskler mevcut olmakla birlikte bunlar genellikle hafif ve geçici niteliktedir.

En sık görülen yan etki, akciğer zarı ile göğüs duvarı arasına az miktarda hava kaçmasıdır (pnömotoraks). Bu durum hastaların büyük çoğunluğunda kendiliğinden düzelmekte; nadiren kısa süreli ek bir işlem gerekmektedir. Çok az sayıda hastada ise biyopsi bölgesinden hafif kanama görülebilir.

Deneyimli bir girişimsel radyoloji uzmanı tarafından yapılan işlemlerde bu komplikasyonların görülme oranı oldukça düşüktür.

 

İşlem Öncesinde Neler Yapmalısınız?

  • İşlemden 4–6 saat önce aç kalınız
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız doktorunuza bildirin; gerekirse geçici olarak kesilecektir
  • Mevcut tıbbi raporlarınızı ve görüntüleme CD'lerinizi yanınızda getirin
  • Yanınızda bir yakınınızın bulunması tavsiye edilir

 

Sonuçlar Ne Zaman Çıkar?

Alınan doku örneği patoloji laboratuvarına gönderilir. Sonuçlar genellikle 3–5 iş günü içinde hazır olur. Doktorunuz sonuçları sizinle ayrıntılı biçimde değerlendirecek ve gerekirse bir sonraki adımı birlikte planlayacaktır.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Akciğer biyopsisi nedir?

Akciğer biyopsisi, bu sayfada açıklanan hastalık veya işlemi ifade eder. Kesin bilgi için muayene ve kişiye uygun tetkiklerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Akciğer biyopsisi hangi belirtilere yol açar?

Belirtiler hastalığın türüne ve düzeyine göre değişebilir. Yeni başlayan, hızla artan veya günlük yaşamı etkileyen yakınmalar değerlendirilmelidir.

Akciğer biyopsisi nasıl tanınır ve tedavi edilir?

Tanı; öykü, muayene ve gerekli görülen görüntüleme ya da laboratuvar incelemeleriyle konur. Tedavi seçimi bulgulara ve kişinin genel durumuna göre planlanır.

Akciğer biyopsisi sonrası nelere dikkat edilmelidir?

İlaç, hareket ve kontrol önerilerine uyulmalıdır. Şiddetli ağrı, nefes darlığı, ateş veya beklenmeyen kanama olursa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Kaynaklar

  1. Yoon SH et al. 2020 Clinical Practice Guideline for Percutaneous Transthoracic Needle Biopsy of Pulmonary Lesions: A Consensus Statement and Recommendations of the Korean Society of Thoracic Radiology. Korean J Radiol. 2021;22(2):263-280. https://doi.org/10.3348/kjr.2020.0137
  2. Veltri A et al. CIRSE Guidelines on Percutaneous Needle Biopsy (PNB). Cardiovasc Intervent Radiol. 2017;40(10):1501-1513. https://doi.org/10.1007/s00270-017-1658-5
  3. Mahnken AH et al. CIRSE Clinical Practice Manual. Cardiovasc Intervent Radiol. 2021;44(9):1323-1353. https://doi.org/10.1007/s00270-021-02904-3

Yazan: Prof. Dr. Levent Oğuzkurt — Girişimsel Radyoloji Uzmanı

Son güncelleme: 19 Ekim 2026