Varis Tedavisi

ÖZET BİLGİ

  • Bacak varisi toplumda çok yaygın görülen bir toplardamar hastalığıdır. 
  • Yıllardır sadece ameliyat tedavisi olan variste son 15 yılda lazer, radyofrekans, yapışkan (zamk) ve köpük tedavisi gibi ameliyatsız yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmıştır. 
  • Ameliyatsız varis tedavisi, ameliyat tedavisine göre daha etkili, kolay ve tekrar şansı daha az olan tedavi yöntemidir. 
  • Ameliyatla yapılabilen tüm varis tedavileri ameliyatsız yöntemlerle de yapılabilir. 
  • Bu yöntemlerle daha önce tedavi edilmiş ancak tekrarlamış varislerin giderilmesi de mümkündür. 
  • Hastalar tedaviden hemen sonra evine gidebilir ve bir gün sonra normal yaşamlarına dönebilirler.  

Varis nedir? 

Varis, deri altında çoğu gözle görülebilen ya da parmak dokunuşuyla hissedilebilen kıvrıntılı normalden genişlemiş toplardamardır.

Bacak varisi toplumda oldukça çok sık görülür. Kişide şikayet oluşturabilir ya da hiç bir yakınma oluşturmayabilir; sadece dış görünümü rahatsızlık verebilir.   

1999 yılında Amerikalı bir Girişimsel Radyoloji uzmanının variste ilk defa lazer tedavisini uygulamasıyla bacak varisi tedavisinde yeni ve çok daha etkin bir dönem başlamıştır

Günümüzde tamamen ameliyatsız yöntemlerle kesin olarak tedavi edilebilir. Bu bazen tek seans tedavi bazen birden fazla seans tedavi ile mümkün olabilir. 

Varisin oluşumunu engellemek ne yazık ki mümkün değil. Ancak bacak kaslarının çalıştıran egzersiz ve hareket yapmak varisin oluşturduğu şikayetler belirgin azaltılabilir.

Varis neden olur? 

Bacak varisinin kesin olarak neden oluştuğunu hala bilmiyoruz. Ama bu konuda yapılan bir çok çalışma bacak varislerinin toplardamarlarda bulunan kapakçıkların bozukluğuna bağlı geliştiğini gösteriyor.

Tüm toplardamarlar taşıdıkları kanı kalbe götürürler. Tümünde akım tek yönlüdür. Kalbe doğru. Tersi olmaz. Bacak toplar damarında kanı ayaktan kalbe taşıyan bir sistem vardır ama kan ağırlığıyla geri ayağa doğru dönmek ister. İşte var olan kapak ya da kapakçıklar bu geri kaçışı engeller. Bu kapaklar teker ya da toplarda olan sibop gibi çalışır. Bazen bu kapaklar bozulur ve kan ara ara geri kaçar. Buna venöz yetmezlik ya da venöz yetersizlilk denir.

Varis kimde görülür?

Tüm erişkin insanlarda görülebilir. Ancak birinci derece akrabalarında olanlarda, kadınlarda, özellikle birden fazla doğum yapmış kadınlarda ve kilolu kadınlarda daha sık görülür. İşi gereği uzun süre ayakta kalan ya da uzun süre oturanlarda da daha sıktır.

Varis belirtileri Nelerdir?

Bacaklarda ağrı, yorgunluk ve ağırlık hissi, sıcaklık ya da sıcaklık hissi, genelde gece yatınca olan bacak krampları, ayaklarda şişlik ve kaşıntı varislerin oluşturduğu en temel yakınmalardır. 

Bazı insanlarda bunların biri ya da bir kaçı, bazı insanlarda ise tümü olabilir. Kramplar bir dönem görülüp sonra tamamen kaybolabilir. Bazı kadınlarda varisler adet dönemlerinde daha ağrılıdır. 

Gözle görülen belirtiler ise ayak bileği bölgesinde şişlik ya da ödem, uzun dönemde ayak bileği iç kesiminde kahverengi renk değişikliği ve yine özellikle bu bölgede yaygın kılcal damarlar. 

Kanama: Varisler seyrek olarak kanayabilir ve bu bazen çok belirgin olabilir ama toplardamar oldukları için sıkı bastırmakla genellikle hemen durur.

Pıhtılaşma: Varislerde pıhtılaşma olabilir ancak seyrektir genellikle çok büyük varislerde olur. Bazen de pıhtılaşma yatkınlığı olan insanlarda görülebilir. Herkesi korkutan pıhtının akciğere atması onbinde bir düzeyinde olacak kadar seyrektir.  

Huzursuz bacak: Çok az varis hastasında huzursuz bacak sendromu gibi yakınmalar oluşabilir. Bunlar özellikle gece yattığında ayağı oynatmadan rahat edememek, kalkıp yürümek gibi yakınmalardır.  

Varis tedavi edildiğinde varise bağlı tüm yakınmalar ya çok ciddi azalır ya da tamamen kaybolur. 

Çok dikkat edilmesi gereken konu bacaklarda olan şikayetlerin varislere bağlı olup olmadığı anlayabilmektir. Çünkü bacaklardaki her ağrı ya da her şişlik, sıcaklık hissi ya da her kramp varise bağlı olmayabilir. 

varis tedavisi

 

Halk arasında bacak varisinin kalp hastalığı ile ilişkili olduğu söylenir. Varis ile kalp hastalığının herhangi bir ilgisi yoktur.  

 

 

Varis türleri ya da varis çeşitleri nelerdir?

kılcal varisBacaklarımız da gördüğümüz varislerin 3 türü vardır. Bu türleri bilmek önemlidir, çünkü değişik varis türü değişik şikayet oluşturur ve tedavileri birbirinden farklıdır. 

Kılcal damar ya da kılcal varisler: Ciltten çıkıntı yapmayan, saç kılı inceliğinde (1 mm den daha ince), kırmızı-mor renkli damar genişlemeleridir. Bacakta her bölgede görülebilir. Genelde şikayet oluşturmaz. Görüntü insanı rahatsız ederse tedavi edilebilir. 

Orta boy (ağ yapısında) yeşil varisler: Ciltten hafif çıkıntı yapan, her zaman koyu yeşil renkli, çapları 1-3 mm arasında değişen kıvrıntılı damarlardır. Diz arkasındaki deride sıktır. Genelde hiç yakınma oluşturmaz. Tedavisi çok kolaydır. 

Büyük varisler: Ciltten bariz çıkıntı yapan, büyük geniş toplardamarlardır. Bunlar derinin oldukça altındadır, bu nedenle yeşil ya da mavi değil deri rengindedir. Bu varisler gerçek hastalık olarak kabul edilen varislerdir. İnsanlarda ciddi şikayete yol açan bacaklarda ağrı, yorgunluk, yanma, ayak şişliği, gece krampları gibi yakınmaları oluşturur. 

Tanı Nasıl Konulur?

Dıştan çıplak gözle bakıldığında rahatlıkla görülür. Bu nedenle tanıyı koymak çok kolaydır. Önemli olan görünen varislerin altında ana toplardamarda yetmezlik ya da yetersizlik olup olmadığıdır. Buna içi varis de denir ama kötü bir isimlendirmedir. Aslında içerde varis yoktur dıştan görünen varisleri oluşturan asıl sorundur. Bunu ortaya koymak için kullanılan en iyi tanı yöntemi renkli ultrasondur. Başka bir tanı yöntemine gerek yoktur. Özellikle büyük varis tedavisinden önce renkli ultrason ile bakılmadan kesinlikle tedavi yapılmamalıdır.  

Variste Tedavi Yöntemleri

Ameliyatsız tüm tedavi yöntemlerini detaylı olarak bacakvarisi.com adlı sitemizde bulabilirsiniz. 

varis tedavi yöntemi

Her varis türünün (küçük, orta ya da büyük varisler) tedavisi birbirinden biraz farklıdır. Büyük varislerin tedavisinde öncelikli büyük varisi oluşturan büyük toplardamar (safen toplardamarı) kapak yetersizliğinin giderilmesi gerekir. Kapak yetersizliğini gidermenin yolu o damarı kapayarak iptal etmektir. Bunun için dünyada en sık kullanılan yöntemler endovenöz (endo=içinden, venöz=toplardamar) dediğimiz ameliyatsız toplardamar içinden yapılan tedavilerdir.  

1. Lazerle, Radyofrekansla ya da Yapışkan yöntemiyle varis tedavisi: Bu tedavilerin tümü ameliyatsız varis tedavi yöntemidir. Tedavi işleminde narkoz kullanılmaz, hastanede yatmaya gerek yoktur. Tedavi işlemi lokal uyuşturma ve damardan verilen ağrı kesici ve rahatlatıcı ilaçlarla tamamen ağrısızdır. Tedaviye yürüyerek gelir ve tedaviden hemen sonra yürüyerek gidersiniz. 

2. Köpük tedavisi (Skleroterapi): Skleroterapi damar içine ince bir iğne ile girilip, bir ilaç vererek damarın kapanmasını sağlama işlemidir. Kısaca köpük tedavisi olarak bilinir. Kolay ve etkili bir tedavidir. Ancak tüm varis tedavisinde kullanılmaz. Genellikle ana tedavi yanında yardımcı bir tedavi gibidir. 

3. Varis çorabı: Çorap varisi tedavi etmez. Sadece varisi bağlı bacak ağrısı, yorgunluk, gece krampları ya da şişlik gibi yakınması olan insanlarda bu yakınmaları azaltabilir. 

4. Varis ilaçları: Çoraplar gibi varisi engellemesi ya da tedavi etmesi mümkün değildir. Sadece varise bağlı bazı insanlarda olan şikayetleri azaltır ya da giderir.  

köpük tedavisi

Tedavi Ne Kadar Etkilidir ?

Aslında varis tedavisi tüm varis türlerinde varisi tamamen giderebilir. Ancak her tür için tedavi biraz farklıdır. 

  • Büyük varislerin tedavisi en etkili olandır. Ameliyatsız damar içinden yapılan lazer, radyofrekans tedavisi gibi yöntemler şu an dünyadaki en etkili yöntemlerdir.
  • Orta boy yani ağ yapısındaki yeşil varisler genellikle köpük yöntemi ile tedavi edilir. Bunlarda da bir veya bazen birden fazla tedavi yöntemi gerekebilir ama tamamen giderilmesi mümkündür. 
  • Kılcal damarlar tamamen giderilmesi daha zor ve uzun süren türdendir. Bacaktaki yoğunluğuna göre bir ya da bir kaç tedavi seansı gerekir. Hem skleroterapi hem de transkütan denen deriden yapılan lazer/radyofrekans tedavisi kullanılabilir.  

Tedavi Sonrası Süreç

Damar içi lazer ya da radyofrekans (RF) yöntemleri tedavide ameliyatın yerini alan yöntemlerdir. Ne kadar kolay olursa olsun işlem sırası ve işlem sonrası hastalar için rahatsızlık verici olabilir.

Merkezimizde varis tedavisi için en modern yöntemler kullanılmakta ve işlem konforlu ve tümüyle ağrısız bir şekilde yapılmaktadır. 

İşlem sonrası 2. saat evlerine gönderilen hastalarımız genellikle bir gün sonra normal hayatlarına dönebilir. Ama tedavi işlemi bazı kişilerde yaşantıyı 1-2 hafta etkileyebilir.   

Tedavi edilen varis tekrarlar mı?

Tedaviden sonra varisin tekrarlayıp tekrarlamayacağı en çok sorulan sorulardan biridir ve varisi olan herkes bu konuda farklı şey duymuştur.

En büyük sorun da bir çok hastanın varis için tedavi olması ancak tekrarlamasıdır. Bu hastalarda büyük bir güvensizlik oluşturur. 

Tekrarlayan varislerin bir çok nedeni vardır. Her varis türünün (büyük, orta boy ve kılcal) tedavi sonrası tekrarlama şansı birbirinden farklıdır.

Her tedavi yönteminin (damar içi lazer/radyofrekans/zamk, skleroterapi, deri lazeri gibi) etkinliği de farklıdır.

Genel olarak büyük varislerde iyi bir tedavi sonrası tekrar şansı çok daha azdır çünkü burada kaynak damar yok edilir.

Ama orta boy yeşil varislerde ve kılcal varislerde sadece görünen varisleri giderebiliriz. Bunların kaynağı yoktur ve kaynağın kurutulması söz konusu değildir. Burada tekrardan çok başka bir yerde varis çıkabilir bu da genellikle genetik yatkınlığa bağlıdır.

Ana kaynağın giderildiği damar içi lazer/radyofrekans/zamk gibi yöntemlerle tedavide %1-5 civarı tekrar mümkündür. Ama tekrar olduğunda genellikle tüm damar değil damarın çok kısa bir kısmında tekrar olur. Gidermek kolaydır.

Skleroterapide tedavi edilen kılcal damarların yaklaşık %60-80’i tedavi olur, yaklaşık %20-40 kadarı tedaviden etkilenmez. Köpük skleroterapi yapılabilen daha geniş kılcal ya da orta boy varislerde tedavi etkinliği %80-90 düzeyine çıkar. Tekrarlayan ya da etkin tedavi olmayan tüm varislere tekrar tedavi ile tam kapanma sağlamak mümkündür.