İğne Biyopsisi

Prof. Dr. Levent OĞUZKURT | Son Güncelleme

Biyopsi Nedir ?

Biyopsi bir doku ya da tümörden kesin tanı koymak için küçük bir parça alınmasıdır. Eskiden biyopsilerin çoğu ameliyatla yapılırdı. İğne biyopsisi ameliyatsız olarak bu parçanın ince bir iğne yardımıyla alınmasıdır. Günümüzde hemen tüm biyopsiler ameliyata ihtiyaç olmadan iğne biyopsisi şeklinde alınır.

İğne biyopsisi bir ameliyat işlemi değildir. Bıçak izi olmaz. Günümüzde en güvenilir ve emniyetli biyopsi yöntemi görüntüleme eşliğinde yapılan iğne biyopsisidir. Bu işlemi genel olarak girişimsel radyoloji uzmanları yapar.

Görüntüleme eşliğinde iğne biyopsisi nedir?

İğne biyopsileri ya görüntüleme eşliğinde ya da görüntüleme kullanılmadan yapılır. Görüntülemeden kastedilen yöntem en sık ultrason ve bilgisayarlı tomografidir.

Biyopsi yaparken vücudun içini o anda görmek ve iğneyi görerek biyopsi yapacağımız hedefe ilerletme işlemine görüntüleme eşliğinde biyopsi diyoruz. Bu günümüzde en emniyetli ve kolay biyopsi yöntemidir. Adından da anlaşılacağı üzerine vücuda bıçak değmeden vücudun içi görüntüleme yöntemleri ile her an izlenir (ultrason tomografi gibi) ve iğnenin vücut içinde ilerlemesi her santimetresinde takip edilir.

Bazı bölümler iğne biyopsisini bir görüntüleme yöntemi kullanmadan körlemesine yapar. Bu durumda iğnenin bir başka yerden örnek alma ihtimali vardır. İğne vücuda girerken de izlenemez. Genellikle riskleri daha yüksek olduğu ve bazen sonuç veremediği için sık kullanılmaz.

İnsanlar genellikle biyopsi yapıldıktan sonra aynı gün evlerine gönderilir ve bir gün sonra normal yaşamlarına döner ve çalışabilir.

iğne biyopsisi yapılışı

Biyopsi neden yapılır?

  • Hastalığa kesin tanı koymak için. Örneğin karaciğer biyopsilerinin çoğu karaciğerde siroz gelişimi var mı yok mu diye alınır.
  • Hastalık tanısı bellidir ancak hastalığın evresi yani ne kadar ilerlemiş olduğunu anlamak için.
  • Bir tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu ve kötü huylu ise hangi tip tümör olduğunu anlamak için.

Neden Girişimsel Radyoloji?

Vücut içindeki organlardan ya da tümörlerden biyopsi almak için önce nereden biyopsi yapılacağının bilinmesi ve normal dokularla anormal dokuların ayrılması gerekir. Girişimsel Radyoloji uzmanları öncelikle radyoloji uzmanı yani görüntüleme uzmanıdır. Bu nedenle ultrason ve tomografi gibi yöntemler son derece hakimdir. İğne biyopsisi sırasında iğnenin istenmeyen dokulardan geçmemesi, dokulara zarar vermemesi ve tam istenen yerden biyopsi alınması konusunda çok tecrübelidir.  Girişimsel Radyoloji uzmanları vücuttaki her bölgeden biyopsi alabilirler. Bu nedenle görüntüleme eşliğinde biyopsilerin büyük çoğunluğunu Girişimsel Radyoloji uzmanları alır.

Biyopsi iğnesi

Biyopsi iğneleri herhangi bir dokudan küçük ya da büyük parça almak amacıyla kullanılan iğnelerdir. İğne ne kadar ince olursa işlemin riski o derece az olur.

Biyopsiler kullanılan iğneye göre iki grupta incelenir:

1. İnce iğne biyopsisi ya da ince iğne aspirasyon biyopsisi

Bu iğneler 1 mm den çok daha incedir. Koldan kan alınan iğneler kadar ve hatta daha ince iğnelerdir.

En önemli avantajı ince olmaları nedeniyle kanama riskinin hemen hiç olmamasıdır. Nodüler guatr durumunda tiorid bezi ve bu bez içindeki nodüllerden alınan biyopsi ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Burada kalın iğne biyopsisine gerek yoktur.

İnce iğnenin en önemli dezavantajı doku alamaması sadece küçük hücre örnekleri almasıdır. Bu nedenle ince iğne biyopsisi sadece alınan dokudaki hastalığın iyi ya da kötü huylu olduğunu söyler. Bu bize yeterse ince iğne biyopsisi son derece yararlıdır.

2. Kalın iğne biyopsisi ya da tru cut biyopsi (doku biyopsisi)

Bu iğneler sadece hücre ya da sıvı değil ince bir doku parçası da alır. Bu parçanın kesin tanı koyma ihtimali daha yüksek biyopsi tekrarlanma ihtimali daha azdır.

İğne biyopsisi ile alınan doku parçası

Doku almak için kullanılan kalın iğneler genellikle 1 mm kalınlığındadır.

Kalın iğne biyopsisinin en önemli dezavantajı alındığı dokuya göre kana ihtimalinin biraz daha fazla olmasıdır. Her bir organ ve tümör tipinde bu farklılık göstermekle birlikte bu oran  %1-2 arasında değişir. Kanama ihtimali nedeniyle tüm kalın iğne biyopsilerinden sonra bir kaç saat hastanede gözlem altında tutulur ve kanama olmadığı kesinleşirse hasta evine gönderilir.

Bölümümüzde  hemen tüm biyopsiler kalın iğne ile doku biyopsisi olarak yapılır. Bu şekilde alınan parçanın kesin tanı koyma ihtimali yükselmiş olur, tekrar biyopsi gerekmesi ihtimali en aza düşer.