Akciğer Biyopsisi

Akciğer iğne biyopsisi bilgisayarlı tomografi rehberliğinde yapılan ameliyatsız bir biyopsi şeklidir. Açık ya da kapalı ameliyat yöntemi ile yapılan biyopsi işlemine göre çok daha kolay ve emniyetli bir biyopsi şeklidir.

  • Akciğer iğne biyopsisi genellikle bilgisayarlı tomografi rehberliğinde ve bilgisayarlı tomografi odasında yapılır.
  • Diğer biyopsiler gibi kolay ve ağrısız bir işlemdir.
    İşlem sırasında hastanın ağrı duymaması ve işlemin konforlu geçmesi en önemli amaçtır. Bunun için hem iğne girim yeri uyuşturulur (lokal anestezi) hem de damardan ağrı kesici ve rahatlatıcı ilaçlar verilir.
  • İşlemden önce hastamızın 4 saat ağızdan hiç bir şey almaması gerekir (çok az su içilebilir). Başka hazırlığa gerek yoktur.
  • İşlemden sonra akciğer havalanması ve kanama kontrolü için 2-4 saat hastanede gözetim altında kaldıktan sonra evinize dönebilirsiniz.
  • Tüm biyopsi örneklerini patoloji bölümü değerlendirir ve rapor sonucu genellikle 3-4 gün içinde çıkar.

Akciğer iğne biyopsisi neden gerekir?

Akciğer dokusunda biyopsi gerektiren 3 temel hastalık vardır:

  1. Akciğer kanseri
  2. Akciğer dışından akciğere yayılım gösteren kanserler (metastazlar)
  3. Akciğerin iyi huylu hastalıkları ve iyi huylu tümörleri

Bunlar içinde en sık biyopsi yaptığımız hastalık akciğerde var olan bir tümördür. Akciğerde tümörler sık rastlanır ancak çoğu bilgisayarlı tomografi ile takip edilerek iyi huylu olduğu anlaşılan basit nodüllerdir.

Bazen kitlenin iyi ya da kötü huylu olduğunu ayıramadığımız için iğne biyopsisi istenir, bazen de kitlenin iyi ya da kötü huylu olduğunu tomografi ya da diğer görüntüleme yöntemleriyle anlarız ancak hangi tümör çeşidi olduğunu anlamak için biyopsi yaparız. Alınan doku örneği (ya da doku parçası) patoloji bölümünce incelenir, tümörün ne tür bir tümör olduğu kesinleşmiş olur.

Akciğer iğne biyopsisi en sık akciğer tümörlerinde tümörün kanser olup olmadığını anlamak için yapılır. Biyopsi sonucu hem tümörün iyi huylu ya da kötü huylu olduğu anlaşılır aynı zamanda akciğerde görülen yaklaşık 10-15 tip tümör içinde hangisi olduğu belirlenir.

Akciğer Biyopsisi

Bundan başka akciğerin dışında ama hemen komşuluğunda lenf bezlerinin büyümesinde de bazen biyopsi gerekebilir. Çok daha seyrek olarak, akciğerde bir kitle olmadan, akciğer dokusunun hastalıklarını ortaya koymak için yapılabilir.

İğne biyopsisi güvenli bir yöntem midir?

Görüntüleme eşliğinde ya da görüntüleme kılavuzluğunda alınan tüm iğne biyopsileri güvenli yöntemlerdir. Riskleri oldukça azdır. İşlem ağrısız bir şekilde yapılır.

Tüm dünyada akciğerdeki bir doku ya da tümörden biyopsi almanın bir kaç yöntemi vardır

  1. Bilgisayarlı tomografi eşliğinde iğne biyopsisi
  2. Bronkoskopi ile biyopsi
  3. Videoskopik (kapalı ameliyat) ya da açık ameliyat ile biyopsi.

Tüm bu yöntemler güvenlidir. Ameliyatsız olan yöntemlerin riski tabi ki daha azdır.

İğne biyopsisi hemen her akciğer kitlesinden alınabilir ancak hava yolu aracılığıyla yani bronkoskopi ile her kitleye ulaşmak ve biyopsi almak mümkün olmayabilir.

Akciğerde bir kitle tomografi ile görüntüleniyor

Akciğer Biyopsisi

Tomografi eşliğinde bir iğne tümöre yönlendiriliyor.

Akciğer Biyopsisi

İğne tam tümörün içinde olunca biyopsi alıyor.

Akciğer Biyopsisi

Akciğer biyopsi işleminden önce özel bir hazırlığa gerek var mıdır?

İşlemden önce kan alınarak kanama ihtimali araştırılır. Bunun dışında 4 saatlik açlık gerekir. Başka bir hazırlığa gerek yoktur.

Akciğer biyopsisi için hastaneye yatış gerekir mi?

Bu tür işlemlerde genellikle hastaneye yatış yapılır ancak bu günübirlik yatıştır. Yani işlemden önce hastaneye yatış yapılır, işlemden sonra 2-3 saat gösetimaltında tutulur ve sonra eve gönderilir. Çok seyrek olarak akciğerde işleme bağlı bir sorun gelişirse bir günlük yatış gerekebilir.

İğne biyopsisi nasıl yapılır sayfasında konu ile ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Akciğer iğne biyopsisi riskleri nelerdir?

Merkezimizde biyopsi işlemleri özel ikili iğne sistemi ile yapılır. Biyopsi alınacak bölgeye tek bir iğne ile girilir. Daha sonra bu iğne içinden ikinci daha küçük bir iğne ile biyopsi parçası alınır. Birden fazla biyopsi almak istenirse akciğere tekrar tekrar girmeye gerek olmadan ilk iğne içinden kolaylıkla birden çok parça ya da örnek alabiliriz. Yani bir parça alsak da, 3 parça alsak da tek bir iğne girimi yaparız. Bunun en büyük avantajı iğne girimine ait risklerin en aza indirilmesidir. Tek girim kanama ihtimalini azaltır, içinden birden fazla örnek aldığımız için, biyopsinin yetersiz olma ihtimali azalır. Bazı biyopsiler gelen parçanın yetersiz olması nedeniyle tekrarlanmak zorundadır. Böylece işlem tekrarı ihtimali en aza düşer.

Akciğer biyopsileri sonrasında temel olarak iki önemli ama seyrek görülen risk vardır.

  1. Biyopsi sonrası kanama: Akciğerde biyopsi sonrası kanama %1-2 oranında görülür ve genellikle ciddi değildir. Ciddi kanama son derece seyrektir. Kanama olursa bunların büyük kısmı ek tedavi gerektirmez ve kendiliğinden düzelir. Ancak işlemden sonra öksürük ya da balgamla hafif kan bulaşmış tükürük gelmesi daha sıktır ve sorun yaratmaz. Bir kaç saat sonra bu tamamen düzelir.
  2. İkinci risk akciğer zarları arasına hava girmesidir. Bu daha sık görülür (neredeyse her 6-7 hastanın birinde) ama sorun yaratmaz, çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Hava birikimi her 100 hastanın 2 ya da 3 tanesinde belirgin olabilir ve akciğer boşluğuna bir tüp takmak gerekebilir. Tüp aynı gün çıkarılarak hastamız eve gönderilebilir ya da bir gün hastanede kalınması gerekebilir. Yani akciğer biyopsilerinde her 100 hastanın 2 ya da 3 ünde akciğere tüp takmak ve bazen bir gün hastayı hastaneye yatırarak gözlemlemek gerekebilir. Ama sonunda her şey düzelir ve sorun kalmaz.
  3. İşlemden sonra deriden iğne girilen noktada ağrı olabilir. Bazen girim yeri kaburgalara yakınsa sağ omuz ağrı ya da nefes almakta hafif ağrı olabilir. Bunları basit ağrı kesicilerle kolaylıkla giderebiliriz.

Günümüzde tüm biyopsileri görüntüleme eşliğinde ve ince iğnelerle yaptığımız için sorun gelişme ihtimali çok azdır.


Biyopsi

Koç Üniversitesi Hastanesi, Davutpaşa Caddesi No:4 34010 Topkapı, İstanbul, Türkiye

0850 250 8 250   Çağrı Numarasından Girişimsel Radyoloji Bölümü